
HALUK TOKAT
Bazı hikâyeler, insanın sahip olduklarıyla değil vazgeçmedikleriyle yazılır.
Haluk Tokat’ın hayatı, tam olarak böyle bir hikâyedir.
Doğuştan iki kolu olmadan dünyaya gelen Haluk Tokat, hayatını “eksik” olarak tanımlamayı hiçbir zaman kabul etmez. Çocukluk yıllarından itibaren kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir. Gündelik hayatın en basit görünen işlerini bile farklı yöntemlerle yeniden keşfeder.
Yazı yazar, üretir, çalışır, kendi hayatını kurar. Onun için bağımsızlık bir hedef değil, bir yaşam biçimidir.
Haluk Tokat’ın en güçlü cümlelerinden biri şudur: “İki kolum yok ama ayaklarımın üzerinde durabildiğim için zenginim.”
Bu cümle, onun hayata bakışını özetler.
Hayatını bir eksiklik üzerinden değil, sahip olduğu güç üzerinden kurar. Ve bu yaklaşım,
onun hikâyesini yalnızca kişisel bir başarı öyküsü olmaktan çıkarır. Bir ilham alanına dönüştürür.
Haluk Tokat bugün konuşmalarıyla, üretimleriyle ve yaşam biçimiyle binlerce insana tek bir şeyi hatırlatır: Koşullar ne olursa olsun hayal kurmak ve devam etmek mümkündür.
Onun varlığı, umudun soyut bir kavram değil, yaşayan bir gerçek olduğunu gösterir.
Umut Veren Hayal Gücü tam da burada anlam kazanır. Hayat zorlaştığında bile insanın kendi ışığını yakabilmesinde.
Bu nedenle, 3. Hayal Gücü Ödülleri’nde Umut Veren Hayal Gücü Haluk Tokat ile buluştu.